Bilme İsteği ve Anansi Çocukları

Bilmeden yaşamak mümkün  (Galiba bunu Feynman da söylemişti). Kuzey ay düğümü yay olan birisi tabi böyle söyleyecektir artık mazur görün lütfen. “Bilmeden yaşamak mümkün” sözü hayatını delice bilmeye adamışların, ölmeden önce kendilerini dengeye getirme çabasının ürünüdür. Bilme isteği içine her şey girer, bu sadece zihinsel şeyler anlamına gelmez, örneğin, yemek yemek bi bilme isteğidir, ya da cinsellik. Herkesin ağırlıklı bilme temaları farklıdır, hatta zaman içinde değişiklik de gösterir 🙂

**

Neil Gaiman, 46 sayfa zor sabrettigi anlasilan bombasini patlatti sonunda: ama onun hakkında bir insandan bahsediyormusuz gibi yargiya varamazsin. Unutma şişko Charlie, baban bi tanriydi. …. Kadin bunu hic bir vurgu eklemeden, sanki “baban seker hastasiydi” ya da “baban zenciydi” der gibi, dumdüz ve normal bi sesle söylemişti. ?… Gercekten de 46 sayfadir onu giyabinda bize tarif ederken bu bombayi beklemeye baslardiniz ! Bakalim daha neler olacak .. anansi2

 

Öyküler örümcekler gibidir,.uzun bacakları vardır ve öyküler aynı zamanda örümcek ağı gibidir; insan onlara yakalanır ama sabah çiğinde bi yaprağın altında, zarifçe birbirlerine nasıl bağlandıklarını görmek de çok güzeldir.

 

Efsanevi yerler vardır. Her biri kendine has bir biçimde var olur. Bunlardan bazıları, dünyanın üzerinde bir katmandır; diğerleriyse dünyanın altında, sanki bir astar boya gibi var olurlar. Dağlar vardır. Dağlar, dünyanın sonunun sınırlarını çizen uçurumlara ulaşmadan evvel varacağınız kayalık yerlerdir. Bu dağlarda mağaralar vardır. İlk insanlar dünya üzerinde yürümeye başlamadan önce bile içinde yaşayanların olduğu derin mağaralardır bunlar. O mağaralarda hala yaşam vardır.

Günlüklerden

 “Birçok Kuzey Avrupa ülkesinde toplu taşıma araclarına binilirken bilet gosterılmez veya bilet kutusu/okuyucu yoktur. Bireyin biletini dısardaki makinalardan alacagına inanılır ve arada spot kontrol yapılır. Bu sistem iyi işlemektedir ki yıllarca devam eder.”

Ben buna özellikle Paris’te şahit oldum. Hatta gayet safdil biçimde bunu yolculara da sordum, “bu ücretsiz bir belediye hizmeti mi” diye..(acaba ben hep bilet alarak yanlışlık mı yapıyordum!) soruma gülüşerek cevap verdiler.. Aslında cevabı net öğrenemedim 🙂 Ve Paris şehrinin insanlara güveninin olduğuna ve ödemeyenlerin de haklı sebepleri olduğuna inandıkları sonucunu çıkardım.

Aslında benim özlemim, bi şeyi yapmak için paran varsa onu harcamaktan mutlu olduğun, eğer yoksa aynı şeyi parasız yapabilmekten mutlu olduğun bir yaşam.

İnsanlarda genel olarak şöyle bir kanı var; sanki parasızlık korkusu olmaz ise insanlar çalışmazlar, tembellikten ölüp giderler gibi. Ben buna katılmıyorum şimdilik;çünkü denenmiş değil, ayrıca mantığıma da uymuyor. Tam aksine parasızlık palası insanın başının üzerinde sallanmaz ise, her bir insanın sanatçı olacağını sanıyorum. Sanatçı dediysem, müzisyen,ressam vs anlaşılmasın. Yine şu anda yapılmakta olan işlerin çoğu yapılmaya devam edilir tek farkla; onların her biri bir sanat eseriymişçesine yapılmış olur; çünkü karşılığında para zorunluluğu olmadığı için zevk onun yerini alır.

Geçenlerde Kavak Yelleri isimli eski dizideki Atakan karakterinin yine çok bilgece bi hamlesini gördük. Konuşma hususunda çekingenliği buna karşılık aşçılık konusundaki becerisi sebebiyle, müstakbel kız ardaşına yaptığı özel bir börekle ilanı aşk etti. Kız arkadaş-Su- börekten daha ilk lokmayı aldığında nefesi farklı ritme geçti, gözleri büyüdü ve az sonra hıçkırıklarla “ben de seni seviyorum Atakan” dedi. Ki o anda Atakan orada bile değildi, sadece temsilcisi börek vardı kadranda!
(Kadran dışında da benim zevk gözyaşlarım vardı)

Aşk, dünyadaki tüm varliklar aracılığı ile mükemmelen ifade edilebilir, yeter ki bi sanatçı-oyuncu bunu yapmaya niyet etsin.

Bu daha BAŞLANGIÇ-3

Öncesi için Tıklayınız

Fikri  bilinçaltının derinlerine yerleştirmeliyiz.
Bilinçaltı duygulara göre hareket eder değil mi? Mantığa göre değil.
Bu yüzden bunu duygusal bir konsepte dönüştürmenin bir yolunu bulmalıyız.
pozitif duygular daima negatif duygulardan baskındır.
Hepimiz kötü duygulardan kurtulmak için uzlaşmaya can atarız.
Bilgi aşılamanın belirginlikle ilgisi yoktur. Zihnine girdiğimizde karşımıza çıkanlara göre hareket etmeliyiz.

*

Karışım sayesinde rüyadakiler arasındaki paylaşım çok net olacak.
Bu sırada beyin fonksiyonları hızlanacak.
Yani bize her katman için daha fazla vakit sağlayacak.
Rüya sırasında beyin fonksiyonları normalin yaklaşık 20 katıdır.Rüya içinde rüya yarattığınızda etkisi de artacaktır.
Toplam ne kadar zaman demek bu?
İlk katmanda bir hafta. İkinci katmanda altı ay.
– Üçüncü katmanda— On yıl.
Kim on yıl bir rüyada kalmak ister ki?
Rüyaya bağlı. (HANGİ GERÇEKLİKTE KALMAK İSTEDİĞİNİZ TERCİHİNİZE BAĞLI, FAKAT GEÇİŞLERİ BİLİNÇSİZCE YAPIYORSANIZ BURADA BİR TERCİHTEN BAHSEDİLEMEZ.)

**
Fikri yerleştirdikten sonra nasıl çıkacağız?
Umarım beni başımdan vurmaktan daha iyi bir fikrin vardır.
Bir dürtü.
– Dürtü nedir?
Düşme hissi sizi sarsarak uyandırır. Rüyadan çıkmanızı sağlar.
Böyle bir yatıştırıcı almışken dürtmeyi hisseder miyiz?
Zekice olan kısmı da bu. Yatıştırıcıyı iç kulağı etkilemeyecek şekilde ayarladım.
Bu şekilde, ne kadar derin uykuda olursak olalım yine de düşüşü ya da devrilmeyi hissedeceğiz. (SATÜRN DÖNGÜLERİNİ ANIMSATIYOR)
Önemli olan dürtmenin üç katmanda da eş zamanlı olmasını sağlamak.
Farklı dürtmeleri eş zamanlı ayarlamak için müzikle geri sayım yapabiliriz.
**

Anılarından oluşan bir hapishane ile onu kapalı tutabileceğini mi sanıyorsun?
Sence bu onu zaptetmeye yarayacak mı? (Normalde hep bunu yaparız, bu sebeple farkındalığımız günbegün düşer. TOLTEK FELSEFESİNDE ADI GEÇEN “ÖZETLEME” BU SEBEPLE HAYATİDİR)

*

Acı çekiyor, onu uyandıracağım.( Saito’nun vurulduğu sahne )
– Hayır, bu onu uyandırmaz.- Uyandırmaz da ne demek?
– Uyandırmaz.- Rüyadayken ölürsek uyanırız.
Bu seferkinde olmaz. Böylesine bir yatıştırıcı almışken uyanamayız.  (HER ÖLÜM UYANMA ANLAMINA GELMİYOR. BELKİ HER UYANMANIN BİR ÖLÜM SAYSİNDE OLDUĞUNU SÖYLEYEBİLİRİZ)
Peki o zaman burada ölürsek ne olur?
Arafa düşeriz.
– Ciddi misin sen?- Araf mı?
– Sınırları olmayan rüyalar âlemi.- Orada ne var peki?
Saf, sınırsız bilinçaltı.Orada hiçbir şey yoktur!
Daha önce rüyayı paylaşıp arafa düşenlerin geride bıraktıkları hariç.
Bizim vakamızda bu sen oluyorsun.
– Orada ne kadar süre sıkışıp kalabiliriz?- Yatıştırıcının etkisi geçene..
Ne kadar?
Onlarca yıl, belki de sonsuza dek. Bilmiyorum.

**

Birlikte çalışıyorduk.
Rüya içinde rüyanın nasıl olacağı konusunda araştırmalar yapıyorduk.
Sınırları zorlayıp sürekli daha derine inmeye çalışıyordum.
Orada saatlerin, yıllara dönüşmesi olayını anlayamadım.
Öyle derinde kapana kısıldık ki bilinçaltlarımızın kıyılarında kaldık.
Neyin gerçek olduğunu göremez olduk. Kendimiz için bir dünya yarattık.
Yıllarımızı aldı ama kendi dünyamızı yarattık.
– Orada ne kadar süre kaldınız?
– Yaklaşık 50 yıl.
Tanrım. Buna nasıl dayandın?
Başlarda o kadar kötü değildi, kendimizi Tanrı gibi görüyorduk.
Sorun, bunların gerçek olmadığını bilmemdi.
Sonunda, benim için böyle yaşamak imkansız hâle geldi.
Peki ya onun için?
Derinlerde bir şey saklıyordu.
Bildiği, ama unutmayı tercih ettiği bir gerçek. Araf artık onun gerçekliği olmuştu.
Uyandığınızda ne oldu peki?
Yıllar sonra uyandığımızda genç bedenlerin içine tıkılmış yaşlı ruhlar gibiydik.
Onda bir sorun olduğunu biliyordum. Ama o bunu kabul etmedi.
Sonunda bana gerçeği söyledi.Bir fikri saplantı haline getirmişti.
O ufacık fikir, her şeyi değiştirdi.
Dünyamızın gerçek olmadığı ve gerçek hayata dönebilmesi için uyanması gerektiği fikri. (NE KADAR DA SPRİTÜEL SÖYLEMLERE BENZİYOR DEĞİL Mİ!)

Fikir bir virüs, bir parazit gibidir.
Çok bulaşıcıdır. Ufacık bir fikir çok büyük bir hâle gelebilir.
Büyüyerek seni ifade edebilir ya da yok edebilir.
En ufacık bir fikir,”Dünyan gerçek değil” gibi mesela…
…her şeyi değiştirir.
Dünyandan, neyin gerçek olduğundan çok eminsin. (EMİN MİYİZ? Değilim ama bunun çaresi acze düşmek ya da sonsuz arayışın kurbanı olmak mi? Ben neyin gerçek olduğunu takmıyorum, ne fark eder? Tanrının zar attığı fikri neden o kadar rahatsız edici olsun?)

**

Yansımalar hızla yaklaşıyor.
Buradan çıkmalıyız yoksa kapana kısılacağız.
Daha büyük şeyler hayaletmekten korkmamalısın tatlım
Evet ama işe yaramadı. Özne rüya gördüğünü anladı ve bilinçaltı bizi paramparça etti!

**

Suçluluk duyuyorum Mal. (İNTİHAR ETMİŞ OLAN KARISININ İSMİ)
Ne yaparsam yapayım,ne kadar umutsuz olursam olayım kafam ne kadar karışık olursa olsun suçluluk duygusu hep var.- Bana gerçeği hatırlatıyor.- Hangi gerçeği?
Gerçekliği sorgulamana sebep olan fikri, sana benim verdiğimi.
Fikri zihnime sen mi yerleştirdin? (DANGGG)
Neden bahsediyor öyle?
Fikir aşılamanın mümkün olduğunu biliyordum çünkü ilk ona aşıladım.
– Bunu karıma ben yaptım.

  • Neden?
    Burada kaybolmuş durumdaydık.Bir şekilde kurtulmamız gerekiyordu.
    Ama o, bunu kabul etmedi. Derinlerde bir şey saklıyordu.
    Bildiği, ama unutmayı tercih ettiği bir gerçek. (MA ÜLKESİNDE İSİMLİ MASALIMDAKİ GERÇEK OLMASIN?!)
    Bundan kaçamadı. Ben de bunu aramaya karar verdim.
    Zihninin derinlerine indim ve gizlediği o yeri buldum.
    Oraya girdim ve fikri yerleştirdim. Her şeyi değiştiren ufacık bir fikir.
    Dünyasının gerçek olmadığını söyleyen bir fikir. (GERÇEK ARAYIŞI BÖYLECE BAŞLIYOR)
    Ölüm, kaçabilmenin tek yoluydu.
    Bir tren bekliyorsun.
    Seni uzaklara götürecek bir tren.
    Trenin seni nereye götürmesini umduğunu biliyorsun…
    …ama emin olamıyorsun.
    Ama önemi yok. Neden olduğunu söyle?
    Çünkü birlikte olacaksınız!
    Bu fikrin, uyandığı zaman da zihninde bir kanser gibi yayılacağını bilemezdim.
    Gerçekliğe(!) döndükten sonra bile dünyamızın gerçek olmadığına inanmaya devam edeceğini.
    Ölüm, kurtulmanın tek yoluydu.
    **

Buraya beni öldürmeye mi geldin? ( SAİTO VE COBB diyaloğ)
Birini bekliyorum.Çok az hatırladığım bir rüyadaki bir kişiyi. Cobb?
Bu imkansız. O zamanlar ikimiz de gençtik.
– Şimdi yaşlı biriyim.- Pişmanlıklarla dolu. Yalnız başına ölmeyi bekleyen. (Bu kişinin yüksek benliğimiz olabileceğini söylemiştim hatırlarsanız, filmdeki İşveren! Rolü son derece isabetli seçilmiş)
Senin için geri geldim. sana bir şeyi hatırlatmak için… Bir zamanlar bildiğin bir şeyi. Bu dünya gerçek değil.
Beni anlaşmamıza sadık kalmaya ikna etmek için.
Evet, kalbinin sesini dinlemen için.
Geri dön. Böylece tekrar birlikte genç olabiliriz.
Benimle gel. Geri gel.

inception

Bildiğiniz gibi geri gelir ve Cobbs’a verdiği sözü tutar. Seneler geçmiştir ama sadece bi uçak yolculuğudur burada ve şimdi 🙂

bitti

Bu Daha BAŞLANGIÇ-2

grunge-inception-love-quote-favim-com-1828586Öncesi için tıklayınız –

Asla hafızanda olan yerleri yaratma. Daima yeni şeyler hayal et!

-Bildiğin yerleri tasarlaman gerekmez mi?

-Sadece detayları kullan. Sokak lambalarını, telefon kulübelerini ama asla tüm çevreyi değil.
-Neden?
-Çünkü anılarından oluşan bir rüya inşa etmek hayal ve gerçek arasındaki farkı ayırma yetini kaybettirir.
-Sana böyle mi oldu? (HEPİMİZE BÖYLE OLDU!)

**

Totem sürekli üzerinde taşıman ve senden başkasının bilmemesi gereken küçük bir objedir. Ona dokunmana izin veremem, objektifliğini kaybeder. Bu sayede kendi totemine baktığında gerçek hayatta mı yoksa başkasının rüyasında mı olduğunu kesin olarak anlarsın. (BURADA İŞLER ÇATALLANIYOR ÇÜNKÜ ÜÇ SEÇENEK BELİRİYOR:
1. BAŞKASININ RÜYASINDA MISIN?
2. KENDİ RÜYANDA MISIN?
3.GERÇEK HAYATTA MISIN?
1. DEVAMLILIK (totemi) VARSA, BAŞKASININ RÜYASI OLDUĞUNU ANLARSIN, TIPKI BİZİM MUTABAKAT RÜYASI YANİ BU HAYAT GİBİ.
2. BURAYA NEREDEN GELDİM DİYE SOR, eğer devamlılığı olan bi kişisel rüyan yoksa ki yoktur, cevap alamazsın, böylece kişisel rüyanda olduğunu anlarsın. 3. GERÇEK HAYAT NEDİR BİLEN BERİ GELSİN! Görücüler bunu bilebilir yalnızca. Zaten Görücüysen toteme ihtiyacın olmaz. Görücü değilsen ilk iki şıkkı takip et yeter, bu arada eğer bi görücüye rastlarsan (çok nadirdir) onu -egona kapılıp da-elden kaçırma.
Gerçek ne kaos ne düzendir, bana göre kaosdaki düzendir, bu sebeple gerçek hayat denilen şeyde şu andaki gibi bir “devamlılık” olacağını sanmam. Bu sebeple kişisel rüyalar, gerçeğe yaklaşırlar bence 🙂
Burada hedef,  “gerçek hayatı bulmak” değil, her birimizin gerçekliğin bi ucundan tutuyor olduğumuzun ayırdına varmaktır, bu olduğunda saygı gelir, merak baş gösterir hatta bu iş sevgiye kadar ilerler. Gerçek arayışı -kusuruma bakmazsanız- eşeği çalıştırmak için önüne takılmış güzel kokulu bir hıyarı sonsuzca takip etmektir. Gizlice tanrıya öykünmedir 🙂

**

Paradoksal yapılara bir göz atalım mı? Üç rüya katmanı inşa edeceksen birkaç hileyi öğrenmen lâzım.

.- Ne tür hileler?
Rüyada, olağan dışı şekillerde bina inşa edebilirsin. Bu da kapalı döngü yaratmanı sağlar. Penrose merdivenleri gibi,bitmemiş merdivenler. Gördün mü? Paradoks. Bunun gibi kapalı döngüler rüyanın sınırlarını belirlemeni sağlar.
Bu katmanlar ne kadar büyük olmak zorunda?
Boş bir zeminden koca bir şehre kadar her şey olabilir. Yansımalardan saklanabileceğimiz kadar karmaşık olmalı.
– Labirent gibi.
– Evet labirent. Ya da daha iyisi.
Yansımaların bizi yakalaması uzun sürsün diye de geniş mi yapmalıyız?
Aynen öyle. Kimse zihninde bir başkasının dolaşmasını sevmez. (VELAKİN HERKESİN KANDIRILMAYA İHTİYACI VAR.ÖNCE DOĞDUĞUMUZDAN İTİBAREN KANDIRILMAMAK İÇİN HER TÜRLÜ YÖNTEMİ ÖĞRENİRİZ, SONRA BİZİ KANDIRABİLECEK OLAĞANÜSTÜ KİŞİYİ BEKLEMEYE BAŞLARIZ. ÖLMEDEN ÖLMENİN YOLU BU.)

**

Kimyager mi arıyorsunuz?- Evet. Size işlerinizde karışımlar hazırlaması için. Bizimle sahaya da inecek.

Ben sahaya inmem Bay Cobb. (FİLOZOF BU! KURAMCI  )
Orada olup karışımı ne kadar kullanmamız gerektiğini söylemelisiniz.
– Ne için?
Rüya içinde rüya.İki katman. Üç.
Mümkün değil. Rüya içinde bu kadar rüya dengesiz olur.
– Mümkün. – Sadece yatıştırıcıya ihtiyaç var.
-Hayır, çok güçlü bir yatıştırıcıya. Kaç takım üyesi var?
Beş.
-Altı. İşi başarıp başaramadığını görmenin en kolay yolu seninle gelmek. (İŞVEREN. MUHTEMELEN YÜKSEK BENLİĞİNİZ)
-Böyle bir işte turistlere yer yok . (GERÇEKTEN DE O İLK FİRE VEREN OLUR. MALUM GEZGİNLER HASSASTIR!)

inception -devam edecek-

“aynı” şeyleri birbirinin kanıtı saymak!

Batıda, uyuşturucu tecrübeleriyle mistik tecrübeler arasındaki ilişki konusunda araştırma yapan birçok bilim adamı ve mistisizm konusunda uzman düşünürün ortak kanaati, LSD (Liserjik asit dietilamid), meskalin, DMT (Dimethyltryptamine), psilocybin vb. maddelerin gerçek mistik tecrübeler doğurduğu ve uyuşturucuların kişide meydana getirdiği farklı bilinç hallerinin aynı zamanda mistik haller olduğu yönündedir. Gerçekten de, uyuşturucu alarak mistik tecrübe geçirdiklerini iddia edenlerin anlattıklarıyla otantik mistiklerin anlattıkları arasında dikkat çekici bir fenomenolojik benzerlik bulunmaktadır. Dolayısıyla, öyle görünüyor ki, uyuşturucular, fenomenolojik açıdan, kişiye mistik tecrübe yaşatma potansiyeline sahiptir. Bununla birlikte, uyuşturucuların neden olduğu bilinç genişlemesi ya da akut manik halin, sadece mistik yolun başlangıç aşamasına tekabül ettiği söylenebilir. Uyuşturucularla mistik yolun üst aşamalarına ulaşmak oldukça güçtür. Ayrıca, uyuşturucuların kişiyi şizofreniye sürükleme tehlikesi olduğu gibi, uyuşturucu alarak yaşanan hallerin gündelik ve bireysel hayatla bütünleştirilememesi ve bu tecrübelerin, kişide ruhsal anlamda pozitif bir dönüşüm gerçekleştirememe sıkıntısı vardır.
Abdullatif TÜZER

Böyle de olabilir tabi ama bana kalırsa kişi ister kendi mistikliğinden isterse madde kullanarak olsun birleşik alana -kollektif bilinçaltına- bağlanıyor olabilir. Yani -teşbihte hata olmaz- şıracının şahidi bozacı misali “aynı” şeyleri birbirinin kanıtı saymaya ihtiyaç olmaksızın yaratımın ikli doğasına geçit vermekte yarar olabilir, hatta artık tam vakti olabilir.

Öğrencinin kanıta, öğretmenin tanığa ihtiyacı var.

Don juan da der zaten, bize gereken sonsuzlukla çevrili olduğumuza bizi ikna edecek bir öğretmen, hepsi bu.

Öğretmen öğrencisini gerçeğe ikna ettiğini sanır, usta kandırdığının farkındadır. Bu işe denetimli delilik nedir, zor olduğundan bi usta öyle öğretmenler gibi öğrencim artsın istemez, tinin işaretini bekler, görünce de kandırma görevini bazen hayatı pahasına ortaya koyar. Aşk gibidir karşı konulamaz bazı taleplere.sa

*