Otobüsün Sessiz Anayasası
Bir otobüse bindiğinizde yalnızca bir yerden başka bir yere gitmezsiniz; küçük, hareketli ve havasız bir toplum modelinin içine girersiniz. Kapılar açılır, insanlar doluşur, kartlar bipler, şoför dikiz aynasından evrenin kaderini izler. Her şey sıradan görünür. Oysa birkaç saniye içinde görünmez bir anayasa yürürlüğe girer: Kim nereye duracak, kim kime yol verecek, kim gözünü kaçıracak, kim koltuğu hak edecek?
İlk hiyerarşi oturma düzeninde belirir. Cam kenarı, modern insanın minyatür krallığıdır. Oraya yerleşen kişi yalnızca oturmaz; manzaraya, cama yaslanma hakkına ve dış dünyayla mesafeli bir ilişki kurma ayrıcalığına sahip olur. Koridor tarafı daha diplomatik bir bölgedir; inenlere kalkmak, geçenlere diz çekmek, çantaları kurtarmak gerekir. Orta kapıya yakın koltuklar stratejiktir, çünkü kaçış kolaydır. Arka beşli ise gençlik cumhuriyeti, yüksek sesli telefon videoları ve bastırılmış isyanların amfitiyatrosudur.