Kategori: Urban Shaman
Güç Modelleri
“Kuantum fiziği bizi, uzay ve zaman anlayışımızı değiştirmeye çağırır, fakat böyle bir değişikliğin her birimizin kişiliğinin merkezine yönelik olduğunu kabul etmek zorundayız.” Der D.Zohar
Kendimizle Karşılaşma
Yoğunlaşmak, diğer her şeyi dışarda bırakarak bir nesneye, sembole veya bir deneyime odaklanmak ve dikkati onun üzerinde tutmak için gerekli olan enerjiyi kullanmaktır. Yoğunlaşma gücümüzü geliştirdikçe zihinsel gevezeliğin arka plandaki sesini azaltırız hatta zamanla susturabiliriz.
Sıkıntı ise yoğunlaşamamanın bir belirtisi olarak karşımıza gelir. Sıkıldığımızda en başta kendimizden sıkılıyoruzdur. Zen pratiklerinde DO ismi ile bilinen eylemlerin ardındaki düşünce; kendimizle bir karşılaşma yaratmaktır. Herhangi bir şeyi (resim yapmak, bahçe işi, yemek pişirmek vs) tam bir yoğunlaşmayla yapma girişiminde bulunduğumuzda, hayatlarımızda olmadığımız yerlerde, almadığımız tatlarda, bütün yerlerin farkına varırız. Tuhaf olan tutarlı bir yoğunlaşmış çaba, yumuşak bir zahmetsizlik ve kendiliğindenlik getirir. Bu odaklanma önce yüksek bir enerji gerektirir, zamanla bu doğal hale gelir. Yoğunlaşmak için enerji harcamayı başaramayanlar, yaptığı işin kendisi haline dönüşenlerin yaşadığı kolaylığı bilemezler.
Bu yoğunlaşmanın ya da odaklanmanın bir üst boyutu birleşen yoğunlaşma olarak adlandırılabilir. Birleşen yoğunlaşmada benlik farkındalığı yoktur, o bizi andaki deneyimin içine götürürken, aynı zamanda özne-nesne ilişkisindeki ayrılığı da ortadan kaldırır.
İçine çeken veya birleştiren yoğunlaşma, ilgili nesne, deneyim veya olay tarafından öylesine tamamen emilmektir ki bütün zaman, mekan ve benlik duygusu kaybolur. Biçimi aşıp, öze veya Tao’ya geçeriz.
Daha önce urban şaman konseptinde dile getirdiğimiz groklamak eyleminin temeli de budur.
Sanırım aşk ile erimenin esa-n-sı da budur. O şey tarafından emilirsiniz.
Biçim Değiştirme Süreci
Hepimiz bir geçiş durumundayız. Duygusal seviye de dahil her seviyede büyüyoruz ve farkındalığımız değişiyor. Ne yazık ki bizler mükemmel değiliz. Kendimizi tamamen ve dengeli bir şekilde nasıl ifade edeceğimizi bilmiyoruz. Ama öğreniyoruz yavaş yavaş. Ve bu iyi bir şey. Bu arada, kendi büyüme ve gelişimimiz sırasında çevreyi de olumsuz etkileyebileceğimiz gerçeğini fark etmemiz ve teknikler geliştirerek kirlenmeyi durdurmamız gerekiyor. Neyle çalıştığımızı aklınızdan çıkarmayın: Çevreye bizim tarafımızdan saçılmış olan enerjiyle. Kendimizi net ve tamamen dengeli bir biçimde ifade etmekten yoksun olduğumuz için bu enerjiler daha yüksek enerji seviyelerine erişecekleri doğal süre ce girmek yerine zaman ve mekanda takılıp kalıyorlar. Diyelim ki yas tutuyorum. Bu, ölüme duyulan doğal bir tepkidir. Benden yas enerjisi yayılıyor. Eğer bu duyguyla nasıl başa çıkacağımı bilemez ve kaybettiğim kişi için sevgi, mutluluk ve şükran hissetmeyi başaramazsam, süreci yalnızca acı çekmiş olarak terk ederim. Bu enerjiyi daha ileri, daha olumlu, daha yaşam verici bir noktaya yükseltmemiş olurum. Eğer bir odadan çıkmadan önce orada yapmış olduğum tek şey yas tutmak olursa, bu acı enerjisini odanın ortamının bir parçası olarak ardımda bırakırım. Daha sonra bu enerji zaman (o andaki yas duygusunun niteliğini korur) ve mekan (odanın ortamının bir parçası haline gelir) içinde takılıp kalır.
Sevgiyle dürtüklemek
Urban shaman eğitimi almış olanlar bu konuyu anımsayacaklardır. Her karar ve her seçim sınır belirleme harekatıdır ve varlık alemlerinde bulunabilmek bu eylemi gerektirir. Devamını oku “Sevgiyle dürtüklemek”


